ZamanMisali

Zaman Misali Kaybolan Herşeye

‘HİKAYELER’ Kategorisi için Arşiv

İspanyayı fetheden büyük bir komutan..

Yazan: Efe 06/12/2009


bindik katranlanmış gemilere / allah; nefislerimizi, mallarımızı ve ailelerimizi cennet karşılığında bizden alır diye… / bu uğurda birşey istersek kolaylaşsın bize, hiç aldırmayız kanlarımızın akıp gittiğine / şayet kavuşursak kavuşulması yüce olan şeye…

(tarık b. ziyad)

Allah’a yemin olsun ki, okyanusa ulaşıp atımı suya sürünceye kadar bu niyetimden (İla-ı Kelimetullah’tan) vazgeçmeyeceğim’

(tarık b. ziyad)

Yazı kategorisi: HİKAYELER | » yorum bırak;

Tuzağa Düşen Kuşun Öğüdü

Yazan: Efe 21/11/2009

Birisi bir hileyle kusun birini tuzaga düsürerek yakaladi.kus dile gelerek yalvardi:

“Ey ulu Hoca sen bircok öküzler,koyunlar yedin,develer kurban ettin.Bu dünyada onlarla bile doymadin,benimle mi doyacaksin.Eger beni birakirsan ben sana üc ögüt verecegim ki bunlara uyarsan her müskülün hallolur.Birincisi elindeyken vereyim eger begenirsen beni birakirsin .O zaman ikincisini su dama konarken ücüncüsünü de su ulu agacta söylerim.”dedi.
Adam kusu saglamca tutarak:”Haydi söyle bakalim eger begenirsem seni birakirim.
“Kuscagiz ilk ögüdünü söyledi aradaki ulu agaca kondu:
“Olmayacak söze kim söylerse söylesin,inanma!”
Adam kusu birakti kus ucarak damin sacagina kondu,ikinci ögüdünü söyledi:
“Gecmis gitmis sey,kacmis firsat icin üzülüp ah vah etme.”dedi.
Biraz daha geriye cekilerek orada bulunan ulu agaca kondu:”Benim karnimda on bir dirhem agirliginda paha bicilmez bir inci vardi eger beni elinden kacirmasaydin o simdi senin olacakti.”dedi.
Bunu duyan adam aglayip inlemeye,sacini basini yolmaya basladi.Bunu gören kus seslendi:”Ben sana gecmis gitmis firsat icin ah vah edip üzülme demedimmi?Madem firsati kacirdin,neden üzülüp duruyorsun.Ya ögüdümü dinlemedin yahut da sagirsin.Ayrica sana olmayacak seye inanma demedimmi?Benim bütün agirligim üc dirhem,karnimda nasil on bir dirhem agirliginda inci bulunabilir.”Bunun üzerine adam kendine geldi:
“Simdi söylediklerini daha iyi anladim.Haydi simdide ücüncü ögüdünü söyle bakalim.”dedi.
Kus:”Allah icin o iki ögüdü güzelce tuttun da benden ücüncüsünü mü istiyorsun.Uykuya dalmis bilgisiz kisiye ögüt vermek corak topraga tohum atmak gibidir.Aptallik ve bilgisizlik yirtigi yama tutmaz.”diyerek ucup gitti.

“MESNEVI”

Yazı kategorisi: HİKAYELER | » yorum bırak;

Halil İbrahim

Yazan: Efe 20/04/2009

71
Vaktiyle birbirini çok seven iki kardes varmıs.
Büyügü Halil.
Küçügü ise Ibrahim…

Halil, evli çocuklu.

Ibrahim ise bekarmıs…

Ortak bir tarlaları varmıs iki kardesin…

Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermis.

Bununla geçinip giderlermis…

Bir yıl, yine harman yapmıslar bugdayı.

Ikiye ayırmıslar.

Is kalmıs tasımaya.

Halil, bir teklif yapmıs :

Ibrahim kardesim; Ben gidip çuvalları getireyim. Sen bugdayı bekle.
Peki, abi demis Ibrahim…

Ve Halil gitmis çuval getirmeye… .

O gidince, düsünmüs Ibrahim:
Abim evli, çocuklu. Daha çok bugday lazım onun evine
Böyle demis ve

Kendi payından bir miktar atmıs onunkine…

Az sonra Halil çıkagelmis.

Haydi Ibrahim. Demis, önce sen doldur da tası ambara.

Peki abi.

Ibrahim, kendi yıgınından bir çuval doldurup düser yola.

O gidince, Halil düsünür bu defa:

Der ki:

Çok sükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var.

Ama kardesim bekâr.

O daha çalısıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek.

Böyle düsünerek,

Kendi payından atar onunkine birkaç kürek.

Velhasıl, biri gittiginde, öbürü, kendi payından atar onunkine.

Bu, böyle sürüp gider.

Ama birbirlerinden habersizdirler.

Nihayet aksam olur.

Karanlık basar.

Görürler ki, bitmiyor bugdaylar.

Hatta azalmıyor bile.

Hak teala bu hali çok begenir.

Bugdaylarına bir bereket verir, bir bereket verir ki…

Günlerce tasır iki kardes, bitiremezler.

Sasarlar bu ise…

Aksine çogalır bugdayları.

Dolar tasar ambarları.

Bugün ‘Bereket’ denilince, bu kardesler akla gelir.

Bu bereketin adı: halil ibrahim bereketidir.

Yazı kategorisi: HİKAYELER | » yorum bırak;

Leyla’ nın Cevabı

Yazan: Efe 20/04/2009

221
Padişahın biri, Mecnun’un aşkından deli divane olup çöllere düştüğü Leyla’yı çok merak eder. Leyla’nın bulunup huzuruna getirilmesini emreder. Leyla’yı bulup getirirler. Padişah Leyla’yı görünce hayretler içinde kalıp sorar :
- “Mecnun’un aşkından deli divane olup dağlara çöllere düştüğü Leyla sen misin? Senin öyle fevkalade bir güzelliğin olmadığı gibi, sıradan bir kadından hiçbir farkın yok. Hal böyle iken nasıl olur da Mecnun senin için deli divane olur.” Leyla hiç tereddüt etmeden cevap verir :
- “Padişahım sus!… Çünkü sen Mecnun değilsin. Bendeki güzelliği görebilmen için sende Mecnun’un gözlerinin olması ve bana Mecnun’un gözleriyle bakman gerekir.” der. Padişah bu haklı sözler karşısında söyleyecek bir şey bulamaz, susup kalır.

Yazı kategorisi: HİKAYELER | 3 Yorum »

Nahivciyle Gemicinin Hikayesi

Yazan: Efe 20/04/2009

228

Bir nahiv alimi gemiye binmiş gidiyordu. Gemiciye sordu .

- “Ey gemici nahiv bilir misin?”
Gemici : “Hayır bilmiyorum.” dedi.
Alim gülerek :
- “Desene ömrünün yarısı boşa gitti.” dedi. Gemici bu söze kızdı fakat sesini çıkarmadı. Aradan zaman geçince fırtına başladı gemi bir girdabın ortasında kaldı.
Gemici alime seslendi :
- “Muhterem efendim yüzme bilir misin?” Nahiv alimi korkudan büzüldüğü yerden cevap verdi.
- “Ne gezer, ben yüzme bilmem.” dedi.
Gemici keyifle bağırdı :

- “Yazık desene ömrünün tamamı hiçe gitti. Çünkü gemi bu girdaptan kurtulamaz, batacak.” dedi.

Yazı kategorisi: HİKAYELER | 1 Yorum »